Musa dizlerini büktü, oturdu biraz

içi geçmiş tek bir balığa rastlayamayacağınız bir dört yol ağzındaydık.
öyle ki balıklar, balık kokmuyor.
sudan çıkan onlar değil de bendim belki,
güneşe yürüdükçe boyum uzadı, doğru.
daha bir önceki gün, tanımadığım bir adam, belki de korkayım diye başımdaki kapişonu çekip indirmişti aşağı bir sokakta, pis pis gülmüştü sonra,
yalnızdım.
daha hızlı yürüdüm,
daha hızlı yürümeyi böyle zamanlarda öğrendim.
aceleyle bir arkadaşıma yazdım, ‘böyle böyle oldu’ diye,
yalnızdım.
*
ziyanı yok,
sonuçta bir tas çorbanın üzerine düştü gölgesi,
gölgelerimiz birbirine hiç karışmadı, söz.
dizlerini büktü önce, oturdu biraz.
dizleri kopacaktı ki usulca uzaklaştı,
balıklar da peşinden.
ben hepsinden de daha hızlı yürüyordum,
dünden, önceki günlerden alışık.
sonbahar bitkilerini filan daha sonra anlatacağım.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s