Arşiv

Monthly Archives: Şubat 2016

iki kahve, iki lokum, iki bardak su
bir tabağın içinde geldi bunlar
sonra
sonra bakmaktan, seyretmekten, izlerken düşünmekten
biçim biçim
o biçim, bu biçim…
derken seninkiler, derken benimkiler
telefonlar, kablolar, fiber kablolar, yerden ısıtmalı evler, bozuk kombiler, ısınmayla ilgili her şey ikiye ayırdı yine hayatımızı.
yine yıllar sonrasına bıraktık tamamına erdirmeyi bir ağacı.
söylesene, bir ağacın tamamına ermesi nasıl bir şeydir?

en çok gezenimiz, en ağır sözleri edenimiz oldu hep
sonbahar bitkilerinden, kış kazaklarından, içtiğin her bir biranın köpüklerinden
seni ben bu dünyanın eksiğinden, gediğinden,
daha fazlasını isteyenlerinden,
azına tamah etmeyenlerinden,
gözlerini bir boy gidip geri gelmeyenlerinden, ellerine öyle sıradan şeylermiş gibi bakanlarından,
sana kıyanlardan,
ışığı sana açtırıp, sana kapattıranlardan ve sırf sen varsın diye bu dünyanın iyi bir yer olabileceği ihtimalini gözünden kaçıranlarından, ve dahası sana olan inancını tazelemeyenlerden geri alacağım.

***
ELİN KESİLMİŞ HABERİM OLMADI

ben hiç görmeden açılıp kapanan yaraların
izleriyle yetineceğim
terk ettiği evladının karşısına 18. yaş gününde dikilen ‘anne’ gibi
dikiliyorum yaralarına
artık kanar mı, dönüp arkasını gider mi
bilmem.

ne saygı ne de sevgi duyuyorum sana
sadece a..